11 Eylül 2017

Duvar Resmi ve Tuval arasında ...

Hasan Pehlevan Röportajı 


Artisans Dergi Temmuz- Ağustos 2017 Sayısından 





 1 Sokak sanatı ile nasıl kesişti yolun? Güzel sanatların eğitim sistemi ve sokağa yönelim arasında bir bağ olabilir mi?  

Bu soruya aile kavramı üzerinden giriş  yapmak istiyorum. Çoklu bir nüfusu olan bir ailede büyüdüm .kendimi hep sokakta oyunlar oynarken , ve bilmediğim yerleri gezerek geçirdim. Evin kendi içindeki çoklu nüfus beni daha geniş alanlara yayılmamı sağladı. Bir nevi Alan-boşluk gibi diyebiliriz. Bu yüzden sokağı hep sevdim ve sokağın dokusuna ve yapısına olan bir ilgim artı. Ateş yaktığımız odunlarla duvarla isimler yazdım (her ne kadar adımı yazamasamda ) çevremde gördüklerimi sınırları olmadan her düzleme uygular oldum. Resme olan ilgim böyle başladı, bunu fark eden öğretmenlerim beni güzel sanatlar lisesine yönlendirmesiyle sanata dahil olma sürecim  başlamış oldu. 

2 İlk sokak sanatı projen ne idi? Galeri içinde sergilenen çalışmanla arasında ne gibi bağ ya da farklılıklar vardı? 

TV ve gazetede görmediğim haberleri ( algı operasyonu seklinde bize dikte edilen haberleri)  içinde olduğum durumları görmezlikten gelemezdim . Bu yüzden tuvalden çıkıp sokağa ilk projemi ,çalışmamı onların söylemediklerini yazarak başladım. Eğitim sisteminin içinde sanata verilen alanı değerlendirmek halkın da anlamasını sağlamak için direk anlatımlı işlerde bulundum. Örnek: "Beni hatırla "  "I was here " "Bu tarihte ne oldu" gibi soru içerikli,merak uyandıran kelime oyunları  işler de bulundum.Galeriye dönük çalışmalarımda sokağın manifestosundan çıkarak daha çok akademik eğitimin verdiği bir yön çizdim. Hep ikisinin arasına bir mesafe koydum. Birinde kişisel adımı kullanırken diğerinde nick namelerin arkasına sığındım .resimlerimde yazı formlarını değiştirerek okunamaz bir hale getirdim. Bunları uygularken pirim artı sistemli bir form belirler oldum. Rengin  , formun psikolojide etkisi  Gestal ve Rorschach dan alıntılar ve okumalardan kavramları irdeleyen bir yol oldu. Dönemsel olarak farklı işlerde bulunmaktayım hala.



3 İlk çalışmaların ve bugün yaptığın çalışmalar arasında katman farkları görüyor musun ? 

Genel olarak proje bazlı işler yapıyorum. İlk işlerimde yazının gücüne inandığım  duvar resmi ve tuvalin karsısında kendimi buldum. Sonraki ilerlememde algı ve yanılsama üzerine işlerden bir üretime geçtim ,süreç değişirken  sokağın yapısı,mimari ölçeği önemli yapılar gibi bir araştırmacı rolü üstlendim. Kronolojik bir sıralamada katmanların oluşumu kalıcı olmama durumu bir sonraki  öncekini koruyabilme durumu ( yada yok olma) gibi katmanlar üst üste biner oldu. 

4 Bu kadar mükemmeliyetçi çizgilerden oluşan hata kabul etmeyen resimlerin seni daha kusursuz, dijital çalışmalara yönlendirmiyor mu? 

 Bu soruyla çok karşılaşır oldum. Teknolojinin gelişimi endüstriyel  sanayini gelişmesi , sosyal medyanın etkisi gibi vs. her alanımızda bir müdahale olmaya başladı. İyi bir iş sizi bir yere getirme söz konusu oluştu. Buda bende mükemmeliyetçi olma hissiyatı uyandırdı.bir işin en iyi anlatımı nasıl olması gerektiğini hep tartışmışımdır kendimle. Hangi disiplinde bir iş üretimine başlasam o isi iyi göstermek ,vurgulamak istediğim konuyu ön plana çıkarmak. Bu yüzden resimlerimde dijitali yakalama ve bunun bir baskı yada insan elinin yapımından çok ucuz bir baskı gibi görünmesini lakin el üretimi bir iş olarak göstermek benim takıntım oldu. Dijital işler üretimlerim oldu ama ben hep boyayı tercih ettim. Elime ilk aldığın kömür tosu yada ilk kalem beni daha çok heyecanlandırdı.




5 Tuvale de sokak sanatına yaklaştığın gibi yaklaşıyor musun? 

hayır ikisi arasında ufak ayrımlar bırakıyorum. Sokağı daha çok işlerimi bıraktığım yada uyguladığım ,arkamı dönüp bakmadan  belgelediğim bir alan olarak kullanırken, tuvalde ise ters bir köşe oynuyorum .

6 Sokak sanatı projelerinde farklı kimliklerin var mı? Bölge, dokusu seni farklı yaklaşımlara itiyor mu? 

sokak kamusal bir alan ve bu yüzden yaptığım işler izinli/izinsiz(legal -illegal) bir durum söz konusu oluyor. Her seferinde yaptığım bir projede farklı nicknameler kullandım şu anda da öyle. Bir dönem çok tanınan bir sokak sanatçısı oldum, sonra tamamen kendimi unutturup başka bir isme geçtim farklı işlerde bulundum. Bu birazda insanlarda merak duygusunu artırdı . Sorular ve alamadıkları cevaplar. 
Diyarbakır dan İstanbul'a eğitim için geldiğimde görüş acımın ne kadar dar olduğumu öğrendim. Bir çok kimlik,kültür ,farklı yaşamlar gördüm. Bu durum işlerimde daha evrensel olmaya irdeledi.


7 Çizgisel, çoğu simetrik ve merkezi tasarım anlayışı ile çalışan grafiksel çalışmaların var. Hayatında da düzenli, takıntılı biri misin? 

Çizgiyi bir pirim olarak kullanıyorum. Bir objenin tek basına yeterli bir gücü olmadığından birden fazla yan yana diziliminde anlatımı dahada güçlendirdiğini görebiliriz.ben kendimi bir tasarımcı olarak görmüyorum . Daha çok yok olmak üzere olan formları yeniden gün yüzüne çıkaran biri olarak görmekteyim. Her yapıtımda bir referans bulunmakta. Kimse ilham almadan bir şey yapamaz düşüncesindeyim . İşlerimde düzen her ne kadar çok görülse de  kendi hayatımda bunu pek uygulayan bir sanatçı değilim.


8 Kasa Galeri'de "İmkansız Uzam" sergisinde bölgenin,sokağın galeriye taşınmasına şahit olduk. Bu aslında yıkıma olan üzüntünün onu korumanın sembolüydü bence. Fikirtepe dışında müdahalede bulunduğun başka yerler var mı? 

"İmkansız Uzam" sergisinde üç farklı disiplinlerde bulunan sanatçının bir yıldır tartıştığı bir sergiyi gerçekleştirmiş olduk. Bir bölgenin tarihi ve kültürü bunun üzerine yapılan kentsel dönüşün adı altında gerçekleşen yıkımı örnek:Tarlabaşı ,Sulukule ,Fikirtepe ve sur gibi.daha uzağa gidersek Suriye'de antik kent Palmira'nın yıkımı. Ya da daha farklı şekilde yok edilen bir tarihi yapının mimarisi sanatçılar olarak bunu göstermek ,buna engel olma gücünü ön plana aldık. Sergide kimlik.aidiyet ve kültürel tahribat gibi kavramları ele alıyorduk. Küratör Derya Yücel ile  gerçekleştirdiğimiz Deniz Aktaş ve ihsan oturmak bir proje sergisi oldu. 




9 Yakında olacak kişisel serginden bahseder misin? Nasıl bir süreçti bu hazırlık süreci? İzleyiciyi neler bekliyor? 

Kamusal bir alanda bir sergi yapma düşüncesindeyim uzun süredir gerçekleştirmek istediğim ama yapamadığım bir süreç olacak. Sergide zaman-zamansızlık  , kimlik,var olma, aidiyet durumu gibi kavramları ele alıyor olacağım. Serginin bir bölümü heykel ,yerleştirme ve duvar resmi gibi disiplinlerin yanında performans bir sürecin dokumasından oluşan uzun soluklu birbirleriyle konuşan çalışmalara yer vereceğim .Ön planda benim olduğum arka planda 5 kisinin yardımıyla ortaya çıkacak ,herkesin beklediği sokak üzerine yaptığım işlerin bir gösterimini gerçekleştirmiş olacağım. 


10 Sokak sanatçılarının galeri iç mekanına dahil olmaları  hakkında ne düşünüyorsun? 
 
10 Bu soru çok tartışılan bir konu. Sanatçı kendini galeri karşıtı olarak görüyorsa . Sokağın manifestosunda olduğu gibi devam edebilir. Kavramlar değişiyor her şey evriliyor. Hızlı bir şekilde gelişime ayak uydurabilme yada karsısında olma durumu söz konusu iken. Kendimizi nasıl ifade edebilceksek o şekilde devam etmeli. Güçlenmeden sesinizi duyuramazsınız  Banksy ve Shepard Fairey sokaktan güçlenerek ve galeriye yönelmesi söz konusu iken tam tersi  "space invader" hala sokakta  kalması gibi bir durum söz konusu. Finansal yönü artı ve eksi olarak değişen sanatçılar bu duruma göre devam etmektedir. Bir yerden beslenirken diğer yere odaklanıp kar amacı gütmeyen içleri devam edebiliyorlarken  göstermek istediğiniz yapıtın herkese ulaşması lazım. 
Sevgiler. 



Fotoğraflar : Sedat Akdoğan - Artisans Dergi Temmuz-Ağustos Sayısında yayınlanmıştır. İzinsiz kullanımı yasaktır. 
Copyright © 2015