Sergi incelemeleri No:92 - Değişen Sadece Doğa Mı?

Sabahat Çıkıntaş ve Son Sergisi "Değişen Sadece Doğa Mı?"





Değişim, dönüşüm, evrim gibi kavramlar bir çok sanatçı için ilham kaynağı olmuştur. Bir sanatçının dönüşümü, değişimini gözlemlemek için ise o sanatçıyı uzun yıllar takip etmek, yaklaşımlarını analiz etmek gerekir. Bu sene 25. Sanat yılını kutlayan Sabahat Çıkıntaş Ağustos ayında Bodrum Mine Sanat Galerisi’nde gerçekleştireceği “ Değişen Sadece Doğa Mı?” isimli sergisi ile izleyiciye tutarlı ilerleyen çizgisi ile sorular soruyor.

1955 doğumlu sanatçının içindeki yetenek genç yaşlarında ortaya çıkıyor. Bir fotoğraf sanatçısı ile evliliği, grafik tasarım ajanslarında çalışma hayatının ardından aynı apartmanda yaşadığı sanatçı Yusuf Taktak’ın atölyesi ile yolları kesiştiği an başlıyor dönüşümü. 1994 yılında ilk kişisel sergi ardından 20 kişisel sergi kurguluyor 100’e yakın karma sergide yer alıyor. “Dengeler, Sadeleşmeler, Arka Oda, De-şif-re” gibi Kişisel sergi isimlerine baktığımız zaman sanatçının kişisel hikayesi ve sanat medyumuna müdahalesi hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz.



Onun sergilerini en özel yapan durumlarda biri de her sergisi için bir kostüm tasarlaması. Çalıştığı kavramlar, atölye süreci ile o kadar bütünleşen bir sanatçı ki; sergilerinin açılışında giydiği kostümlerin malzemesi genellikle eskiz parçaları, malzeme atıkları, belleğini harekete geçiren objeler,imgeler olabiliyor.


Üzerine çalıştığı konuları soyut bir şekilde aktaran Sabahat Çıkıntaş'ın geometri ilişkisi için sanat eleştirmeni Lütfiye Bozdağ şunları söylüyor;" Kare, Sabahat’ın sanat üretimlerinde en temel, en vazgeçilmez biçim olarak karşımıza çıkıyor. Resimlerinin en temel arketipi olan kare, Pisagor’a göre “ateş-hava-su-toprak” gibi evrenin en temel dört elementinin simgesi. Evrenin enerjisine inanan Sabahat için Pisagor’un elementleri evrenin en temel elementleri olması bakımından önemli. Bu nedenle kare, O’nun resimlerinde nesnelerin hem zihinsel olarak hem de görünür dünyada bir imge olarak varlığını sürdürebildiğinin bir kanıtı gibi. Kare üzerinden yaptığı biçimsel soyutlamalar sanatçının öznelci ve ifadeci bir tavırla gerçekleştirdiği kompozisyonlarında resim yüzeyini bölen, parçalayan, bazen de tümleyen çerçeveler olarak, onun kozmos içinde evrenselliği aradığı neoplastisizm olarak ortaya çıkıyor. Kare, nesneler dünyasının sembolik durumlarını temsil ediyor." (Mine Sanat, De-şif-re Sergi metninden) 


Atölyesini sık ziyaret eden ve geçmiş çalışmalarına sanatçının doğrudan anlatımı ile hakim olan biri olarak söyleyebilirim ki; onun yıllar geçtikçe soyut resimdeki değişiminin izleyiciyi etkilememesi mümkün değil.  Kavramsal çalışmaları her ne kadar kendi hayatından büyük izler taşıyan anların soyut aktarımı olsa da eserlerini ilk defa gören bir izleyici için oldukça fazla referansı var. İzleyici her üst üste binen ve çoğu zaman şeffaf olmayan katman için farklı yorumlarda bulunabilir. Soyut çalışmalarına bakan kişileri yönlendiren en büyük kılavuz ise her sergisinde seri ve konsept üzerine çalışan sanatçının sergi metni, sergi ismi olacaktır.  




Çalışmalarını üretmek için kullandığı kağıt bantlar bir sonraki sergisinde malzeme olarak kağıt bantların çalışmayı oluşturduğu işler olarak karşımıza çıkıyor. Her keşfi, malzemeyi dönüştüren sanatçının yeni sergisinde tekrar "değişim" teması çevresinde üretimi tesadüf değil. 

Ağustos ayında Bodrum Yalıkavak Mine Sanat Galerisi'nde yeni sergisinde izleyiciye "Değişen Sadece Doğa Mı?" diye soruyor Sabahat Çıkıntaş. Son sergisinden bugüne yaşadığı değişimlerin çalışmalarına olan katkısından bahsediyor. Şehir merkezinde, beton yapılaşmanın içerisinde yaşayan sanatçı yeni taşındığı evin arka bahçesinde doğa ile yeniden karşılaşınca çok eski zamanlara dönüyor ve dönüşümü,değişimi bu defa tüm tüm tüketimimizin direk etkilediği doğa ile iletişim kuruyor. Bu çalışmalarını kurgularken eski dergi atıklarından faydalanıyor. Reklamlar ile sayfalar boyu insanı sürekli tüketime yönlendiren bu dergi sayfaları Çıkıntaş'ın farklı kolaj tekniği ile yaprakların üstünü örtmeye çalıştığı zararlı kalabalık gibi algılanıyor. Soyutlanan doğa ve onun onarıcı,yenileyici, yok edici gücü, tüketimin kutsal kitabı olarak sınıflandırabileceğimiz dergilerin reklam dolu sayfaları ile birleşince ortaya katmanlar arası bir çatışma çıkıyor. Bu çatışmayı deneyimleyen sanatçının taraf olarak doğayı tuttuğunu algılıyoruz soyutladığı geometrik şekillerin birleşiminde.  Karmaşık duran en son katmanda daha homojen olarak soyutlanırken, soyut olanın yıkımı ile karmaşanın oluşumundan bahsetmek mümkün yeni serisindeki çalışmalar için. 





"Ben her zaman değişmek ve yenilenmek üzere yaşamımda var olamaya çalışıyorum..sanatla tanıştığımda anladım ki, değişimin en başını tutan SANATMIŞ.. Bu nedenle değişim benim için büyük önem taşır. Son yaptığım sergi projelerimde bu temayı sürekli vurgulamak istiyorum...Her değişim en küçük parçacıklara kadar parça ve bütün ilişkisinde var olmaz mı? Bu sergimde işlerin bu kavramla üretildiğini net söyleyebilirim. Bu da benim enerjimle evreni algılayışım ve değişim kavramına işaret etmek ve önemini vurgulamamın yolu.! Evet, sanatçının işaret etmek istediğini SANAT yoluyla anlatımı.!!" diyor son sergisindeki değişim sürecini özetlerken. 




Bu sergisi için yine bir kostüm tasarlayan sanatçı kostümü eski bir paraşüt kullanarak oluşturmuş. Kendisindeki özgür olma halini, ipek gibi hafif bir malzemeden ve sağlam oluşunun kendisindeki doğal,hassas ve özgür olma halini yansıttığını söylüyor. Kişisel hikayesine yolculuk eden karanfil şeklindeki kırmızı buzdolabı süsü ise kendisini bu doğa sürecine yönlendiren bir taklit elemanı. 
Sergide aynı zamanda 252 parçalık bir imge arşivi ve masklar kullanacak olan sanatçı yine malzeme kullanımı olarak geri dönüşümü vurguluyor. 


Bu yazı Artisans Dergi Temmuz-Ağustos 2017 Sayısında yayınlanmıştır. İzinsiz kullanımı yasaktır.



Popüler Yayınlar

Yeni başlayanlar için Sanat Galerisi ve Sergi Nasıl Gezilir ? Sergi gezmek için 10 ipucu

SANATLA DOLU BİR YAŞAM : LALE BELKIS

Dekorasyon Tavsiyeleri No:5 Duvarlara tablo yerine alternatifler - Tabaklar

Başka Dünya

ATHENA SES ETME KLİBİ ÜZERİNE

SANAT DÜNYASINDA BİR YENİLİK DAHA

Ana Şehir Cape Town

Ayılar,Tilkiler,Baykuşlar ve Geyikler ile Kış Sofrası

Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Sanat Fikri - Susie Hodge

Are Sergi İncelemeleri No:20 Türkiye'nin İlk Şarkı Sergisi