7 Aralık 2017

Sergi İncelemeleri No:94 Hasan Pehlevan - Formicarium

Sergiden geriye kalacak bir soru! 



Hasan Pehlevan ilgi ile takip ettiğim sanatçıların başında geliyor. Kendisi ile daha önce Artisans Dergi'de sokak sanatı ve tuvale yaklaşımını konuşmuş sanatçının Fikirtepe müdahalelerini dinlemiştim. Hasan Pehlevan'ın PG Art Galeri bünyesindeki ilk kişisel sergisi "Formicarium" Fikirtepe müdahalelerinden atölyesine uzanan yolculuğu ile kurgulanıyor  ve izleyiciyi video çalışması ile zamanda yolculuğa çıkarıyor.  

İz bırakma dürtüsü insanoğlunun ilk işlevsel ve sanatsal kaygısı olabilir mi? Mağara resimlerini sanat eserleri olarak tanımlayabilir miyiz? Sanat tarihi her geçen gün yeni tarihi keşifler ile bu soruyu sormaya devam eder. Günümüze baktığımızda sokak sanatının ortaya çıkışı ile mağara resimleri arasındaki bağları saptarken insan psikolojisinin oluşturduğu bir çok durumu sorgulayabiliriz. Varlık, var olduğunu gösterme ve aktarma! Sokak sanatçısı kimliğine de sahip Hasan Pehlevan 2014 yılından bu yana dönüşüm bölgesi olan Fikirtepe'ye müdahalelerde bulunuyor. 



Sergiye ismini veren ve Latince bir kelime olan Formi(karınca) ve carium (yaşam alanı) karınca davranışlarını ve kolonilerini incelemek, gözlemlemek üzerine tasarlanmış bir yaşam alanıdır. Hasan Pehlevan gün geçtikçe kalabalıklaşan, insanın ve insana dair tüm hareketlerin hızlandığı kentler ile karınca yuvaları arasında bir bağ kuruyor. Kurduğu bu bağı ülkemizde oldukça yanlış stratejiler ile işleyen kentsel dönüşüm örneğini izleyebileceğimiz dönüşüm alanı Fikirtepe üzerinden aktarıyor. Fotoğraf, buluntu parçalar, resim ve video gibi çalışmalar içeren çok yönlü sergi tıpkı arkeolojik bir veri aktarımı gibi işliyor. Sanatçının izleyiciyi zaman yolculuğuna çıkardığı ve daha önceki müdahalelerini bulmaya çalışırken tepe kamerası ile kayda aldığı görüntüler serginin bir özeti gibi. İzleyiciyi sanatçının görüntü açısına dahil eden bu video çalışması şehrin dönüşümünün hızını kanıtlayan bir belge niteliğinde. 



Çalışmalarının çoğunda merkezi sisteme göre gelişmiş geometrik ilişkiler, gündeme alınan her konunun, olayın, hareketin dalgaları gibi. Ana merkezde kuvvetle hissedilen bir olayın su çemberi misali çevresine yayıldığını ama daha uzak noktalarda merkez kadar hareketliliğe sahip olmadığını daha önce tecrübe ettiğimiz toplumsal olaylarda gözlemledik. Kentsel dönüşüm çerçevesinde baktığımızda ise A bölgesinde başlayan bir dönüşüm hareketinin çevre bölgelere nasıl hızla yayıldığını gözlemlemek için Fikirtepe, Tarlabaşı, Dolapdere bölgelerine bakmak yeterli olacaktır. 

Sanatçı sergideki yolculuğunu "Sanatın yıkımı durdurabilme gücü olabilir mi?" sorusu üzerinden devam ettiriyor. Diyarbakırlı olan Pehlevan, 1932 yılında “kentin hava alması” için surları birkaç noktadan yıktırılan kentin hatırasını hatırlatıyor bu sergi ile bizlere. "Yıkım arkeolog Albert Louis Gabriel'in Ankara’ya yazdığı mektupla durdurulabilmişti" diye ekliyor. Sınırlar içerisinde yıkımlar devam ederken bu soruyu tekrar hatırlamakta ya da soruyu ve çözümü şekillendirmekte fayda var! Sanatın yıkımı durdurma gücü olabilir mi? 

Ahmet Rüstem Ekici 




Copyright © 2015