ARE Sergi İncelemeleri No :16 Pera Müzesi -Duvarların Dili Graffiti / Sokak Sanatı

Şehre Yayılmış Sergi - Duvarların Dili Graffiti/Sokak Sanatı


Asansör kapılarından tutun , geçiş koridorlarına kadar Pera Müzesi'nin yeni sergisi için müzeyi vandallar bastı demek oldukça çok yanlış olacak . Vandalizm her ne kadar geçmişte kimi zaman graffiti için doğru bir tanımlamaymış gibi olsa da günümüzde durum çok farklı .Toplumsal bilinç,görsel zenginlik arttığı gibi, ortada yaptığı eseri X galeri,kişiye satmaktansa bu işi tamamen duygusal olarak yapan , çoğu zaman kullanacağı tüm boyaların harcamasını kendi cebinden yapan ve ortaya çıkardığı eseri topluma adayan ,ve çalışmalarını kaderi ile baş başa bırakan birileri var. Onları belki tanımıyoruz , tag adını verdikleri imzaları,takma adları  ile varlıklarını belli ediyorlar ya da sürekli kullandıkları semboller ile ... 




Her katta asansör farklı graffiti grafik çalışmaları ile giydirilmiş , sergi ile bütünleşmiş



Bu sokak sanatçılarının bazılarına Pera Müzesi şehre yayılmış farklı sergisi ile ev sahipliği yapıyor  , Roxane Ayral küratörlüğünde ,Beyoğlu ve Beşiktaş Belediyesi , Jotun ve Montana boya katkılarıyla izleycilere sunulmuş bu sergi 3 kata yayılarak , graffiti sanatının hemen hemen bütün tekniklerini gözler önüne serdiği gibi , olayın çıkış noktasına , şehir dışlarına , yanlış kentleşme ve kentsel dönüşümlerle kendiliğinden virane olmuş şehirlere ,bloklaşmaya göndermelerde bulunuyor. 






Graffiti toplumdan , toplumsal olaylardan kopamıyor . Çıkış noktası her ne kadar bireysel, kitlesel var oluş hareketi gibi yorumlansa da , genel olarak popüler,eylemsel ve barışçıl toplumsal konuları işliyor . Bazı kaynaklar tarih öncesi mağara yazılarını bile birer graffiti çalışması olarak yorumlarken , işin temeli Amerika'da 1970'li yıllarda , azınlık olan Afrikan ve Hispanik kökenli bireylerin , alanlarını belirleme ihtiyacı ile doğuyor . Sınır belirlerken adeta biz buradayız diye haykırıyorlar . Şu an Sokak Sanatı olarak kademe atlamış olsa da , toplumsal bilinç spreyle "karalanmış" olarak adlandırılan mekan ve semtlerde kimilerine göre tekinsizlik hissi yaratırken kimilerinin sahiplik duygusu ile zıtlaşıyor. 


Graffiti benim için hüzünlü bir dışa vurum . Yarattığınız eseri sokaklarda kaderi ile baş başa bırakıyorsunuz. Üstleri  boyanacak , belki yıkılacak ve ya üstüne farklı müdahaleler olacak , kısaca onu çizen kişiden uzakta artık kendi kaderi ile baş başa kalacak yaratılan eserler . Müzenin duvarlarına bakarken hissettiğim; her geçici serginin başına gelen şey bu çalışmaların bazılarının başına gelmeyecek, sanat eserini oradan kaldırıp başka bir yere koymak olmayacak , biliyoruz ki bu graffiti çalışmalarının bazıları yok olacak .  



Graffiti ile ilgili sevdiğim diğer şey , bir resim ya da heykel yapıldığında tüm artıkları ,geride bıraktıkları atölyede kalır ve steril , tertemiz bir şekilde sergilenir.Atölye sürecinden geride iz yoktur artık.  Graffiti böyle değil ,kendini oluştururken çevresine de yayılıyor , bu sergide bunu özellikle çok iyi hissediyorsunuz. Spreyin,boyanın kontrolsüz yayılması oldukça heyecanlı bir durum . Spreylerle ilgili en acımasız şey sanırım içindeki boyanın gitgide azaldığını hissetmek :)  

Sergide Paris sokaklarının 25 metre aşağısında bulunan yer altı mezarlarını ve burayı yansıtan yerleştirmeyi ve buralarda graffitinin nasıl yapıldığını gösteren videoyu görmenizi tavsiye ederim . 


Sergideki video çalışmalarını izleyerek , sanatçılar ve graffiti ile aralarındaki bağ hakkında bilgi edinebilirsiniz.  Çizdikleri şeyleri unutup , yıllar sonra yeniden karşılaşmalarına ve onlarda oluşturduğu hislere değiniyorlar. 


Kullanılan şablonlar ile oluşturulmuş kompozisyonlar görülmeye değer , hatta graffitinin 3. boyutu diyebiliriz . 


1970'ler 80'lerde öncü graffiticiler tarafından boyanmış vagonların sergilendiği çalışma oldukça farklı çalışmaları ve yaklaşımları sunuyor. Bir yerde, New York Beledyesi'nin vagonları temizlemek için oldukça büyük bütçeler harcadığını okumuştum .


Graffitiyi yorumlarken Pera Müzesinden de ilham aldığını düşündüğüm bu çalışma görülmeye değer. 


Çağdaş Sanatın vazgeçilmez ögelerinden neon da sergide graffiti yorumu ile yerini almış . 


Sergi sadece müze ile sınırlı kalmıyor , sergi kitapçığında belirtilmiş Beyoğlu ve Beşiktaş Belediyesi katkılarıyla çeşitli semt ve parklara yayılmış çalışmaları da görmek lazım . 


Sergide harika işlere imza atmış sanatçılar : 

C215 -Fransa       Cope2 - ABD           Evol -Almanya       Funk-Türkiye
Futura-ABD         Gaia -ABD               Henry Chalfant -ABD       Herakut-Almanya
Hugh Holland-ABD        JonOne-ABD          KR-ABD          Logan Hicks -ABD
Carlos Mare -ABD          Martha Cooper-ABD        Mist -Fransa
No More Lies - Türkiye     Psyckoze-Fransa       Suiko - Japonya 
TabOne - Türkiye         Tilt -Fransa     Turbo - Türkiye     Wyne - Türkiye 

5 Ekim 2014'e kadar gezebleceğiniz sergi için Pera Müzesine gitmişken milli sanat değerlerimizden Osman Hamdi Bey'in Kaplumbağa Terbiyecisi eserini görmeden dönmeyin.  





Ahmet Rüstem Ekici       

Popüler Yayınlar

Yeni başlayanlar için Sanat Galerisi ve Sergi Nasıl Gezilir ? Sergi gezmek için 10 ipucu

SANATLA DOLU BİR YAŞAM : LALE BELKIS

Dekorasyon Tavsiyeleri No:5 Duvarlara tablo yerine alternatifler - Tabaklar

ATHENA SES ETME KLİBİ ÜZERİNE

SANAT DÜNYASINDA BİR YENİLİK DAHA

Ana Şehir Cape Town

Ayılar,Tilkiler,Baykuşlar ve Geyikler ile Kış Sofrası

Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Sanat Fikri - Susie Hodge

Are Sergi İncelemeleri No:20 Türkiye'nin İlk Şarkı Sergisi

Art International İstanbul 2014