4 Ocak 2016

Sergi İncelemeleri No:68 ARTER - Šejla Kamerić

Bim Bam Bom Çarpınca Kalp



Galeriden İstiklal Caddesine Bakış

İsmini bir punk-rock şarkısının nakaratından (Za tebe -KUD İdijoti)  alan sergi 11 Aralık'ta izleyicisi ile buluştu. ARTER'in İstiklal Caddesine bakan vitrininde her zamanki gibi dikkat çekici bir şekilde yerleşen çalışmalar yoldan geçen herkesin büyük ilgisini çekiyor. Üstü kuşların konmasını engelleyen kuşkonmaz dikenleri ve pleksiglass ışık kutusu ile ÖZGÜRLÜK yazan "LİBERTY" kelimesi oldukça derin anlamlar içeriyor. Özellikle ABD seyahatlerimde çok karşıma çıkan ve hep dikkatimi çeken bu hoşgörüsüz mağaza tabelası sistemi özgürlük gibi bir kavram ve içinde bulunduğumuz son yılları düşününce oldukça dokunaklı bir tabela ile karşı karşıya bırakıyor bizi. Bir kelimeye bakmaktan, bir kavramı sorgulamaktan çok daha fazlasını hissediyorsunuz ve hemen arkasında "BBF" kısaltması yani "Best Friends Forever" ile bizlere tanıdık olan oyuncak ayı arkadaşı görüyoruz. Bu büyük ölçekli oyuncak ayının malzemesi ise ikinci el kürk ve deri paltolar,şapkalar içi ise kullanılmış giysiler ve plastik şişelerle doldurulmuş.



Yut dışında sadece oyuncak ayı yapan bazı mağazalar vardır, içeri girer oyuncak ayının burnunu gözünü, kürk rengini seçersiniz, içine de gizli bir not bile koydurabilirsiniz, hatta ona üstünde hediye edeceğiniz kişinin ismini bastıra bileceğiniz tshirt satın almaya kadar her türlü kişiselleştirmeye açık bu ayıları alabilirsiniz. Sanatçı burada aslında bize başka bir hediye sunuyor, hemde köşeye öylece atılmış,yığılmış şekilde duran bu en yakın arkadaş ile oldukça dikkat çekici bir sorun üzerinde duruyor. ARTER 'in hazırladığı harika katalog ve Başak Doğa Temür'ün gerçekleştirdiği söyleşide sanatçı bu çalışma ile alakalı şu bilgileri veriyor; "Seri üretim ya da "fast food" gibi "fast fashion", yani "hızlı moda" bizi yavaş yavaş öldürüyor ve biz bu gerçeği inkar edip tüketim toplumumuzun kurallarına uymayı tercih ediyoruz. her yıl, dünya çapında 80 milyar adet giysi satılıyor; bu sayı 10 yıl öncesinin 400 katı. Doğa her zaman sanat için ilham kaynağı olmuştur; doğanın tahribatına da eşit derecede ilgi göstermemiz gerektiğine inanıyorum (Arter Sergi Katalogu s116). İsmini aldığı çalışmanın kısaltılmış olması bile bu işin aşırı kullanımına ve kolaylaştırılmasına bir gönderme. Sanatçı bir çok çalışmasında eser ve isim arasında oldukça kuvvetli bağlar kuruyor. 



Grafik tasarımı ve reklamcılık geçmişi olan sanatçı kelimeler ile oynarken izleyiciye kelimeleri olabildiğince farklı anlayacağı şekilde yansıtıyor ve her biri kişisel fikirleri, yaşadıklarından referans alıyor. "FREI" yazılı çalışması gece kulüplerine sıkça gittiği ve damgalandığı dönemde "etiketleme" kavramı üzerine sorular sormamızı sağlarken, yine poster olarak kurguladığı ve bir Hollandalı askerin "Bosnalı Kız" tanımında kelimeler ve imaj üzerinde oldukça sakin bir o kadar da dikkat çekici bağlantılar kuruyor. 



Kadın eli değmiş sergi ismini vermem yine sanatçının her çalışmasındaki naif yanı. Savaş gibi yaşana bilinecek en trajik durumu olabildiğince saf ve direk bir şekilde aktarıyor. Sergide bir çok çalışmada tekstil ürünü, dokuma, iğne iplik işlerini sanatçının yorumu ile oldukça sert anlamlı ama temiz bir sunum ile görüyoruz. Sergide en çok hoşuma giden çalışmalardan biri 1. katta yer alan "Kırılgan Ümit Hissi" ismini verdiği seri. Pencerelerin çarpı şeklinde bantlanması camın yüksek bir ses nedeni ile patlamasını önlemek için kullanılan bir yöntem. Sadece bombaların patladığı savaş dönemlerinde değil doğa olaylarında da karşımıza çıkan bu yöntem aynı zamanda camın daha büyük parçalar halinde kırılmasına neden olduğu için daha ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Bant izlerini cama çıkaran sanatçı yaşadığı savaş döneminin izlerini oldukça göz alıcı ve minimal bir şekilde bizlere aktarıyor. 



Serginin bir diğer dikkat çekici çalışması ise "Red Carpet/Kırmızı Halı" . Bosna Halısını koruma derneği ile birlikte dokuduğu bu kırmızı halı yine ikinci el eşyaları barındırıyor. Yine sergi kataloğunda harika bir cümle ile aktarıyor çalışmasını Sejla Kameric ve şunları söylüyor. "Kullanılmış giysiler son derece mahrem nesnelerdir. Kim olduğumuzu ne yaptığımızı anlatırlar. Bir arada örüldüklerinde, ikinci el kıyafetle hikaye katmanları oluştururlar. Kırmızı halı ise evrensel bir sembol, herkesin üzerinde yürümek için birbiri ile yarıştığı ve sadece seçilmiş olanın üstünde yürüyebildiği..." 



Sergide bir birinden çarpıcı çalışmalar mevcut. Aynı zamanda video çalışmaları ve Bosna savaşının toplu mezarlarını ortaya çıkaran bir bilgi aktarım sistemi olarak çalışan "bir şeyden her şeyi öğren" isimli interaktif çalışması da mutlaka görülmesi gereken çalışmalardan. Sergiyi 28 Şubat 2016 tarihine kadar ARTER'de ücretsiz olarak gezebilirsiniz. 



Sergi katalogu en az sergi kadar harika. Başak Doğa Temür'ün özenli soruları ve sanatçının cevapları ile çalışmalara daha bir yakın hissediyorsunuz kendinizi. Katalog aynı zamanda sanatçının sergilenmeyen çalışmalarını da görme şansı veriyor.

Copyright © 2015