6 Kasım 2017

ARE Röportaj Serisi : Gürcan Telci

Balat'ta Bir Dekor İmalat Atölyesi 

 

Televizyon evlerimize giren, stüdyo ya da çekim yapılmış alandaki kaydedilmiş görüntüleri, oldukça renkli dünyamızda bizlere aktaran bir kutudan çok daha fazlası. Sinema ve diğer yayınlar için oldukça geniş çalışma ekiplerinin işbirliğini, emeklerini göz ardı etmemek ve teknolojik gelişmeler ekran ile izleyiciyi sürekli birbirine daha da bağlamak üzere gelişirken, izlediğimiz görüntülerin çoğunda stüdyo tasarımının önemini vurgulamak lazım.

Filmler ve reklamlar çoğu zaman kurgulanmış mekanlar ile gerçekliği olabildiğince  aldatarak yansıtırlar. Bu algı aldatmaları çoğu zaman animasyon görüntüler, montaj teknikleri ile oluşturulmuş kolaj mekanlardır. Filmler dışında, yarışma programları, talk show, sitcom, eğlence ve oturum programlarında ise iş başkalaşır çünkü bu sefer devreye televizyon stüdyoları girer. Televizyon stüdyoları içeriklerini olabildiğine yansıtma amacıyla ışık tasarımından ve dekor tasarımından faydalanır. Gece programları genelde müzik içerdiği  için bol hareketli ışıklar ile stüdyolar oluşturulurken gündüz programları olabildiğine durağan ,sabit ışıklar ile daha sakin bir imaj yaratır.

Eski kamera ve canı yayın teknolojileri canlı yayınlarda ışık değişimlerine ayak uydurmak için oldukça yetersizlerdi. Bu yüzden izlediğimiz bütün eski videolar genellikle önceden kayıt edilmiş görüntülerden oluşur. Siyah beyaz dönemden günümüze dekor tasarım örneklerine baktığımızda ise daha kütlesel, kolay geometrik tasarımlarının olduğunu görüyoruz. Kameranın kayıt edeceği görüntüde en önemli özellik olan derinlik algısı ise çoğu zaman perspektif kurallarından faydalanılarak tasarlanan bu geometrik objeler ile yaratılırdı. Günümüzde ise çeşitli şeffaflık kademelerinde üretilen malzemeler, ışık kaynakları ve  kamera lensleri ile derinlik algısı kolaylıkla sağlanıyor.

Dekor tasarım ve imalatında kullanılan, günlük hayatta mekanlarda sık sık karşımıza çıkmayan malzemeler, ışık kaynakları,görüntünün gerçeklikten uzak, soyut bir hale dönüşmesine neden olabilir. Günümüzde LED ekranların oluşturduğu yapay algı her zaman dekor tasarımı ile daha samimi ve sıcak mekanların oluşması ile kırılır. Gürcan Telci babasından devam ettirdiği dekor tasarımı ve imalatı ile kurduğu Telci Mimarlık, Dekor tasarım ve uygulama atölyesi ile bu işin Türkiye’deki en deneyimli ustalarından biri.

Bu Mesleğe ilk ne zaman başladınız?

 1985 yılında babamın marangoz atölyesinde çıraklık yapmaya başladım. 86 yılında eğitim hayatımı bitirdikten sonra mesleğin yaratıcı ve keyifli yanlarını gördükçe, ahşabın renk ve dokularını hissettikçe detayları daha çok öğrenerek yolumu çizdim. 1991 yılından bu yaba ustalık ve yöneticilik yaptığım şirketimin başındayım. Kısacası 1980'lerden bu yana Türkiye'de dekor tasarımı konusundaki yolculuğuna birebir şahitlik ettim.

 

Babanızın dönemi ve günümüzü kıyasladığınızda ne gibi artılar ve eksiler görüyorsunuz?


Babamın döneminde  hayal edilen sahneleri yaratmak için daha çok el becerisi gerekiyordu ve malzeme çeşitliliği daha azdı,renk ve dokuları yaratmak için daha sanatçı ruhu gerekiyordu.. Herkes dekor tasarımcı ya da imalatçısı olamıyordu. O dönem dekorlarına baktığımızda biraz daha fantastik, soyut mekanlar olduğunu söyleyebiliriz. Derinlik yaratmak adına yapay perspektifler tasarımcı ve imalatçı tarafından oluşturuluyordu.

Şimdilerde dekor tasarımı yaparken genelde seri üretim malzemeler kullanılıyor ve üreten de iyi bir matematik hesabıyla birleştiriyor. Özel yetenek gerektiren alanlar azalıyor maalesef.  Tabi teknolojik gelişmelerin hayal ettiğimiz, talep edilen şekilleri ne kadar kolay ürettirdiğini de unutmamak gerekir.
Gelişen ekran, LED ve projeksiyon sistemleri çoğu zaman dekor yerine geçebiliyor.



Bugüne kadar yaptığınız en ilginç projeler nelerdi?
1991 yılında Adabank vardı..Reklam filmi için 14 mt uzunluğunda  9 metre uzunluğunda bir merdiven yaptık tamamen kereste ve sunta malzemelerden .Yüzeyleri kum , tutkal ve boya ile taş görünümü olarak tamamladık.. 10 kişilik oyuncu kadrosu aynı anda merdivenleri çıkmaya başladı ellerinde kocaman kağıt para görselleriyle,tabi bu paralar da el çizimlerimizdi. Keyifli bir projeydi. 1 günde çekim bitti ama ilginç yanı montaja gidiğimizde hava güneşliydi. 3. Gün bittiğinde dışarı çıktığımızda 1 mt kar yağmıştı.  Yılbaşı programlarının daha coşkulu olduğu senelerde sanatçılar ile içli dışlı olmak, provalara, çekimlere katılmak tüm projeleri heyecan verici yapıyor.



Televizyon stüdyosu, dekor tasarımı dışında başka hangi disiplinlere hizmet veriyorsunuz?


Özel tasarım hemen her türlü mobilya üretimleri yapıyoruz tiyatro dekorları ve fuar stantları üretimleri yapıyoruz. Bir çok çağdaş sanatçının proje imalat ve montajlarında işbirliği içindeyiz. Çeşitli festivallerdeki fantastik tasarımı olan alanlarda da imzamız var.

Büyük ölçekler ve bir çok disiplin ile bir arada çalışmak size neler kazandırdı?
Teslim ettiğimiz her projenin ardından gelecek projelerin üretimlerini çok daha cesaretli ve öz güveni yükselmiş bir şekilde ele alabiliyorsunuz. Kısacası yaparım derken tedirginlik ve işi zamanında hatasız teslim edememe korkunuz çok çok azalıyor..
Sahada montaj esnasında insanları motive etmenin ve idare etmenin  çok önemli olduğunu öğrendim. Üretim ve montaj yapan insanlar çok duygusal oluyorlar. Çalışması keyifli oluyor, ortaya kağıt üzerindeki proje çıkıyor tamamlandıkça. 



Türkiye dekor tasarımı konusunda Dünya le kıyaslandığında hangi noktada? 
Apayrı bir coğrafyamız ve kültürümüz var,
Tasarım özgürlüğü zamana paraya ve insanları  ihtiraslarına göre çok değişkenlik gösteriyor ...
Bazen çok gerekli olan bir detayı yöneticiler umursamıyor bazen de alakasız bir nesneyi
Tasarıma sokmaya çalışıyorlar. Talkit dekorların çok yaygın olduğunu görüyorum ülkemizde.
Yurt dışındaki çeşitli örnekler verilerek yola çıkılıyor genellikle. Yine de işimi keyifle yaptığım için her proje benim için çok keyifli. 


Bu röportaj Artisans Dergi Eylül-Ekim sayısında yayınlanmıştır. İzinsiz kullanımı yasaktır. 
Copyright © 2015